Sanırım bu başlık pek ilgi görmüyor fakat ben yinede yazayım...
Geçen gün acısını tekrardan içimde hissettiğim bir konuyu paylaşmak ve naçizane birkaç laf etmek istiyorum.
Maziye dönüyoruz..Yıl 90'ların ortaları, ben ise liseyi yeni bitirmiş ve hayatını şarkıcı olarak yaşamaya karar vermiş biriyim. Kararım kesin. İçim içime sığmıyor, ne fırsat bulsam saldırıyorum şarkı sölylemek adına. Aile desteği yok, etrafta yardımcı olabilecek insan sayısı yok denecek kadar az ve müzik konusunda süper cahilim.. Kendimce düzgün şeyler dinlediğimi düşündüğüm zamanlar( ki hala öyle düşünüyorum).Elvis, Bonjovi(artık değil) ve Queen idollerim... Kısaca Rock'n Roll ateşi var içimde
Piyasa olarak tabir ettiğimiz yere dalmak ve birşeyler öğrenebileceğim kişilerle tanışmak istiyorum. Daha önceden lise de yaşadığım bir kaç ufak şarkıcılık deneyimi sayesinde kendime yer ediniyorum ve iğrenç bir şekilde de olsa bir yerlerde çalıp söylemeye başlıyorum.. Ama içerdeki ateş farklı öyle Anadolu Rock (o zamanlar Anadolu Rock moda ve altın çağında) filan söylemek değil hedefim gerçek rock'ın sırlarını öğrenmek. (Pick of Destiny

) Karşıma çıkan ve benden iyi olan müzisyenlere saldır allah saldır..
Neyse gün olup devran dönüyor ben gerçek rockerlarla takılmaya ve onlarla gruplar kurmaya başlıyorum.Provalar yapılıyor, repertuarlar hazırlanıyor, it gibi çalışıyorum ama bir problem var. Şarkılar çok dik!
Grup arkadaşlarım benden, Europe, MSG, Rainbow gibi grupların şarkılarını onlarla aynı tondan söylememi bekliyor ve ben ne kadar denersem deneyeyim bir türlü olmuyor..Gidip ''Abi bir ton, birbuçuk ton transpoze edemez miyiz?'' diye soruyorum. Suratlar eğiliyor ve şarkıların bu tonlardan tınladığını, değişemeyeceğini söylüyorlar!!! Hırslanıp ,sinirlenip tekar çalışmaya başlıyorum ( çooook kısıtlı blgilerle) fakat birtürlü olmuyor ve acı çekiyorum, boğazım tahriş oluyor ve korkmaya başlıyorum.
Sonuçta moralsiz bir şekilde proje sonlandırılıyor..Başka bir repertuar edinip tekrardan yeni bir proje için birşeyler yapmaya çalışıyorum ve şöyle bir soru ile karşılaşıyorum...
X Şahıs: Neden bilmemne şarkılarını çalmıyoruz?
Ben : Abi o şarkılar çok dik, her gece her gece barda çok zor olur ama transpoze edersek sorun olmaz.
Diyorum ve yine eğilen bir surat gördüğüm için moralim ''0'' ın altına düşüyor.Karşıdaki de bende işten soğuyoruz!.Bu durumlar da bir süre daha aynı şekilde devam ediyor ve ben artık vaz geçiyorum. Para için çalışmak zorunda olduğumdan ve hevesim kursağımda bırakıldığından (!) ''ne ararsan var abi'' şeklinde bir pop şarkıcısına dönüşüyorum...
Sonuç boşa geçmiş (tahmini) 3 yıl... NE büyük bir kayıp!
Arkadaşlar, şarkı transpoze edilmez diye bir kural yok! Şarkılar aynı çalınmalıdır pozisyona sağdık kalınmalıdır diye bir kuralda yok! Varsın farklı çalınsın, kulağınıza güzel geliyorsa sorun yok, hem daha yaratıcı bir durum coverlar'ın farklı çalınması ! Hangimiz Dio'yuz ya da Hangimiz Kiske'yiz... Kaldıki Dio müziğe ilk başladığında da böyle canavar gibi mi söylüyordu ya da Jorn! Elbette ki hayır. Vokalist dediğin şey yavaş yavaş yetişiyor. Şimdi hoplata hoplata söylüyorum eskiden yanına yaklaşamadığım şarkıları... Ama beni işten soğutmuş ve zaman kaybettirmiş bu yaklaşımları (ezbercilik ve zora gelememek) hatırladıkça içim bir tuhaf oluyor.
Sevgiler.
"I'm going to grow a beard, just in case. How about you?"